• Şuan Sitemizde 30 Kişi Haber Okuyor.
  • Özlem Cansevdi

  • Kendi Penceremden Yazıyorum

  • 16307

Özlem Cansevdi

TÜRK MÜZİK KÜLTÜRÜ VE GÜNÜMÜZ GENÇLERİ

TÜRK MÜZİK KÜLTÜRÜ VE GÜNÜMÜZ GENÇLERİ

“Müzik ruhun gıdasıdır.” “Müziksiz bir hayatı düşünemiyorum.”

Müzik olmasaydı acaba ne ile duygulanıp, coşacaktım diye defalarca sormuşumdur kendime. Müzik dinlemeyi ve sesim güzel olmasa da eşlik etmeyi çok severim, dinlediğim müziğin bestelendiği ana, sözlerinin kaleme değdiği zamana kısa bir yolculuk yaparım gözlerimi kapatıp. Söz yazarının kalbinden dökülenlerin kaleminin yardımıyla neler işlediğini, bestekârın anlık hüzünlerini, mutluluğunu fark ederek ana ortak olurum. Bu dinlemekten daha çok zevk verir bana.

Şarkı-türkü arşivimin geniş oluşu her tarz müziği dinleyebileceğimi gösterse de Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği ve Arabesk-Fantezi dallarında dile dolanmış şarkılardır hislerime ya da seslendirenlerin ve emektarlarının hislerine tercüman olanlar...

Türk müzik kültürünün son yıllardaki gidişatı, umudumuz olan genç neslin (15-25 yaş) (ki bende bu yaş grubuna dâhilim) ilgilendiği müziğin tarzı ve çağrıştırdıkları içimi acıtmaya başladı. İnternet tüm gençliğin bilinçli ya da bilinçsiz kullandığı ve her alanda yardım aldığı bir dünya artık. Müzik popülaritesi yüksek olan şarkıların sitelerde ‘tıklanma’ oranlarını görebiliyor, daha çok ne tür parçaların dinlendiğini takip edebiliyorsunuz. Gerek sitelerden gerekse çevremdekilerden fark ettiğim kadarıyla gençler artık onları etkileyecek, duygulandıracak şarkılardan çok sözlerinde hiçbir anlam bulamadığım, müziğinin dinlendirmekten ziyade yorduğu şarkıları tercih ettiklerini üzülerek görüyorum. Bir ülkenin müzik kültürü birçok şey anlatır. Amerika’nın müzik kültürüne baktığımızda az çok gençleri ile ilgili fikir sahibi olabiliyoruz. Bu onların müziği kötüdür anlamına gelmez tabii ki fakat değinmek istediğim nokta şu ki; Türkiye her yönüyle olduğu gibi müzikte de içinde eşsiz güzellikler barındıran bir kültüre sahip. Bu tarz eserlerin dinlenmesi yerine anlam ifade etmeyen şarkımsılar dinlenmesi kültürümüzü kaybediyor olduğumuzu hatırlattı bana. Bir kültürü geliştirmenin en iyi yolu başka kültürlerle istişarede bulunmaktır fakat kendi kültürümüzden ödün vermeden... Konservatuarlar, müzik eğitimi veren üniversiteler, liseler bunu başarıyla gerçekleştiriyor.  Hem klasik batı müziğini kullanıyor hem de kültürümüzle harmanlamayı biliyorlar. Benim de anlatmak istediğim budur esasında.

Türk annesi ninnileri ile uyutmuştur kucağındaki bebeği. Bazı analar ağıt yakmıştır yitip gidenlerin ardından... Eski zamanlarda yaklaşık 400 yıl önce yaşanmış bir bebek ağıtı varmış. Bu bölümü aşağıda kaynağını belirttiğim bir siteden alıntılayarak bir türkü hikâyesini paylaşmak istiyorum.

 

 

 

Yazımda hedeflediğim şey kimseyi eleştirmek ya da müzik zevkine, beğenisine laf atmak değildi. Gördüklerim müzik kültürünün değişimiydi ve bu değişim beni oldukça korkutuyor olmalı ki beynimin ücralarından kurtulup kaleme düşmeyi başarmış. Müzik öğretmenliğinde okuyan, sesini dinlerken keyif aldığım Siirtli bir arkadaşımın ( Metin KESİCİ) bu konudaki düşüncelerini paylaşması yazımın ortaya çıkmasındaki büyük etken. Kendisi nazarında müziğe gönül vermiş tüm müzisyenlerin, söz yazarlarının, bestekârların kültürümüze sahip çıkacaklarına inanıyorum.

 

 

 

Günlerden bir gün bir aşiret beyinin oğlu ile başka bir aşiret beyinin kızı evlenir. Yedi sene çocukları olmaz. Aşiret beyinin oğlu bu evliliğin, bu beraberliğin mutluluk getirmediğini, buna gelinin neden olduğunu her fırsatta gelinin başına kakar. Kader bu ya, yedinci senenin sonunda gelin bir oğlan çocuğu Dünya’ya getirir. Aşiret çok sevinçlidir. Çocuk üç aylıkken aşiretin başka bir yere göç etmesine karar verilir. Gelin çocuğunu bir kilime sarıp, beşiğine yatırır ve bir mayanın üstüne yerleştirir. Aşiret bir gece yarısı Elmalı’dan yola çıkar. Elmalı dağının sık ve karanlık ormanları içinde yollarına devam ederlerken kötü bir tesadüf, çam dallarından biri zavallı yavrunun beşiğine takılır ve onu mayadan ayırır. Yavru, gecenin sessizliği içinde beşiğiyle çam dalına asılı kalır. Hiç bir şeyden haberi olmayan kafile, ertesi sabah obaya gelip konaklar. Meme vermek için yavrusunun yanına giden zavallı ana, yavrusunu bulamayınca çılgına döner. Dövünmeğe, yolunmağa başlar. Aşiret büyük bir üzüntü içine gömülür. Dayısı, amcasıyla birlikte geldikleri yoldan geriye dönerek yavruyu aramaya koyulurlar. Fakat ne çare ki bulamazlar.


1-Elmalı’dan çıktım yayan,               Ala kilime sardığım,
.Dayan ey dizlerim dayan,               Yüksek mayaya koyduğum,
Emmim atlı dayım yayan,                Yedi yılda bir bulduğum,
Nenni, nenni, bebek oy.                  Nenni, nenni, bebek oy.

Bebek beni del eyledi,                     Tabancamın ipek bağı,
Bir kötüye kul eyledi,                      Baban bir aşiret beyi,
Yaktı yıktı kül eyledi,                       Kanlım oldun Çiçek dağı,
Nenni, nenni, bebek oy.                  Nenni, nenni, bebek oy.

Havada kuzgunlar dolaşır,               Gelin başı bağlamadım,
Kargalar öleş bölüşür,                     Top zülüfün yağlamadım,
Kara haberler erişir,                        Obamdan utandım ağlamadım,
Nenni, nenni, bebek oy.                   Nenni, nenni, bebek oy

 

 

www.turkuler.com sitesinden alıntılanmıştır.

 

 

 

 

 

Sürçü lisan ettiysem affola...

Saygılarımla.

Özlem CANSEVDİ

Siirt56 / 13-03-2011

 

 

 

Böyle dökülürmüş dizeler dile... Sonrasında maniler, koşmalar, oyun havaları, klasik Türk müzik kültürü gelişmeye başlamıştır. Yaşadıklarını dışa vurma biçimidir yazı, bunları besteleyerek kulağa hoş hale getirmekte şarkının tanımıdır bana göre. Ben bir eser dinlerken bunları hissetmeliyim, herkesin beğenisi tabii ki farklıdır ama bir sosyal paylaşım sitesinin adıyla da şarkı olmaz zannımca.

Bebek Ağıtının Hikâyesi (Avşar Ağıtı Orta Anadolu)

Olay yaklaşık 350-400 yıl önce, Orta Anadolu’nun yüksek ve dağlık bölgesinde yaşayan Avşar aşiretlerinden birine aittir.



Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siirt56.com sorumlu tutulamaz.

Ad Soyad

Yorum

  • Toplam Yorum
  • 1 / 0 Sayfa 1

YORUMLAR

   meltem 2011-04-11  
özlemcim öle güzel ifade etmişsin ki duygularımızı... yeni nesil ne türkü ne mani nede anonim ile ilgilenmez oldu hatta bizi artık eleştiriyorlar,yaaa bunlar çok eski falan diee.oysaki özümüz ,geleneğimiz ve gerçek duygularımız hep onlarda gizli. anlamlı ve güzel dillendiriliyor.bunu dile getirdiğin için teşekkür ederim.başarılarının devamını diliyorum.
   Ersin Keskin 2011-04-03  
Balıkesir'liyim ve bu siteye nasıl rastladığımı hatırlamıyorum,uzun zaman oldu ama yazılara ayrıca bakmamıştım,haberleri okuyup çıkıyordum. Siirtli bir dostum vardı onun aracılığıyla da Siirt'i duydum,sizin aracılığınızla da(siirt56) tanıyorum.

Özlem Hanım, Mantıklı ve bir o kadar da gerekli bir konuya değinmişsiniz. Tebrik ederim...Günümüz gençleri beni de şüpheye düşürüyor ne yazık ki...
ve görüyoruz ki her geçen gün bu tarz şarkıları müzik zannedenlerin sayısı artıyor...
Emeğinize sağlık...
   merve 2011-03-27  
malesef diğer kültürlerimizde olduğu gibi müzik kültürümüz de yozlaşıyor.buna dikkat etmemeiz gerekirken biz de bu yozlaşma zincirine katılıyoruz...
   DUYGU 2011-03-16  
Güzel kardeşim yeni yazınla beraber tekrar hoşgeldin,her zamanki gibi içimizdeki sese yine kulak vermişsin teşekkürler.Bu konu bulunduğum ortamlarda hep konuşulur ve bizlerde aynı kanıya varırız,günümüz gençliğinin müzik anlayışı tamamen avrupalaşmış bir durumda buna bende çok üzülüyorum,şimdiki şarkıları etkileyici bulmuyorum ruhuma seslenmiyor malesef..eskiden anadolu türkleri hastalarını müzik ve su sesleriyle tedavi edermiş, bu da müziğin ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyor bize.umuyorumki şimdiki gençlerde müziği bu şekilde dinlerler.....tekrardan kalemine sağlık diyorum güzel kardeşim..
   Sadiyenur ERYİĞİT 2011-03-16  
öncelikle böyle bir konuya değindiğin için çok teşekkür ederiz... malesef günümüzde türk halk müziği git gide azalıyor ve yerini anlamsız şarkılar doldurmaya çalışıyor... ama biz gençlik olarak halk müziğine saygı duyarsak ve onu köreltmekten ziyade değer verip geliştirirsek daha anlamlı sözler ortaya çıkacağına inanıyorum... tekrar teşekkür ederim.. yazılarını sabırsızlıkla bekliyoruz özlemcim...

SON YAZILARI

İNDİRİM TÜRK MÜZİK KÜLTÜRÜ VE GÜNÜMÜZ GENÇLERİ MERHABALAR, YOLCULUK NEREYE? KOMŞUSUNU TANIYANINIZ VAR MI? Vali Çolak, Siirt'e Yeni Bir Soluk Getirdi Canım Babam BİL KENDİNİ (ÖĞRENCİLERE İTHAFEN) ZALIM GURBET DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN MERHABALAR

Ethem Sancak: Artık Zengin Değilim

Ethem Sancak: Artık Zengin DeğilimSancak, 'Eskiden ilk 20 zenginden biriydim, şimdi sondan yirminciyim' - Star Gazetesi ve Kanal 24'ün sahibi iş adamı Ethem Sancak, 2015'te TÜSİAD'ın b

  • 22 yorum
  • 185317 kere okundu

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret Etti

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret EttiTarafsız haberciliğiyle gönüllere taht kuran Siirt56'yı ziyaret eden Yılmaz Butur, çalışmalarımızda başarılar diledi.

  • 25 yorum
  • 157518 kere okundu

   
Siirt Yerel Medyası, İnternet Haberciliği ve Muhammed Kurt  

KÖŞE YAZARLARI



RSS © 2010-2014 Siirt, Siirt Haber | Haberleri | Haberler
Site içeriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır

Siirt 56