• Şuan Sitemizde 30 Kişi Haber Okuyor.
  • M.Şakir Özmazı

  • sakir.56@hotmail.com

  • 19377

M.Şakir Özmazı

ERBAİN VEYA DEYİŞİMİZLE: ARP´ENİYE

ERBAİN VEYA DEYİŞİMİZLE: ARP’ENİYE

Kış mevsiminde yağan karın bir gelinlik gibi süslediği Veleye’mizde Erbain.

Yaygın olarak kullanılmasa da geleneksel meteorolojik takvimi bilen ve kullananlarımızın bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kadim dostlarımdan, Eğitimci Özer Fethi Çelepçıkay’ın babası Cabir Amca olduğunu duymuştum. Yerel meteorolojik bilgisinin zenginliğini benimle paylaşmak üzere bir araya geldik. Eskiye dair yaşanan şiddetli kışlar, Arapça tabirleriyle meteorolojik hesaplamaları duydukça adeta coşuyordum. Yeni yeni bilgiler öğrenmenin mutluluğunu yaşıyordum. Verdiği bilgilerden ötürü kendilerine hayırlı uzun ömürler temenni ediyorum. Bu faydalı bilgileri konularına bağlı kalarak zaman içinde inşallah bende sizlerle paylaşacağım.  Öğrendim ki,  Siirt’te Erbain yılbaşına bir hafta kala başlayıp 40 gün devam ettiğini göre 25 Aralıkta başlayıp 4 Şubat’ta bitiyormuş.

 

Yaşımız kemale ermeye yakın, kırk rakamının kutsallığı ile tarihsel bir Kış mevsimi gerçeği olan Erbain, Arapçada kırk demektir. Kışın hatırı sayılır soğuğudur ve kış mevsiminin en şiddetli zaman dilimidir. Geleneksel halk takviminde belirlenmiş ve adı konmuştur Erbainin. Adamın iliklerini donduran soğuk hava erbaine aittir. Kar yağışlarının aralıksız devam ettiği, insanların evlerinde kapanan yollar nedeniyle mahsur kaldığı dönemdir. Kimilerine buz gibi soğuk, kimilerine sımsıcak çocukluk anıları Erbainde saklıdır. Sahi, yaşlıların rahatlıkla anlattıkları kışları biz yaşasaydık ne olurdu acaba? Diye düşünüyorum.

Evvelden Erbain, yaşlılar için çok tehlikeli günlerdi. Ölümler en çok bu dönemde yaşanırmış ve böylece de inanılırmış. Erbain çıkınca, yaşlılar kışı sağ selamet atlattıkları için sevinir, şükrederlermiş. Rahmetli dedem, Erbaini sağ-salim atlatınca, bütün eş-dost ve akrabayı davet ederek mükellef bir ziyafet verirdi. Kendi mevlid okur, komşulara akrabalara ve yoksullara özel yaptırdığı cevizli, susamlı helva, gözleme (Fatayor) ve ekmek dağıtırdı. Bir de halk inanışında Erbainde muhtaçlara tuz ve sabun dağıtılınca selametle atlatılacağına inanılırdı. Bu âdeti sürdürenler bulunmaktadır. Mesela, Annem hala bu âdeti sürdürenlerdendir.

Kışın Mahalli Özel Yemeği Ve Tatlı Çeşitlerimiz

Kış mevsiminde yenilen yemeklerin başında “Şişe Şirten” (Ayranlı Yarma), hafta sonu ise “Kıtel Fum” (Sarımsaklı Köfte),  mahalli tatlılardan Rayoş meketip, varak keak, ve aside ilk akla gelenlerden.

“Mangal Kenarı Kış Gününün lalezarıdır.” sözü o günlerden kalmadır.

Siirt, dört mevsimin en güzel şekliyle yaşandığı iklimi olsa da Sibirya soğuklarına yabancı bir şehir değil. Yağan karın cadde, sokak, evleri ağaçları kat kat katmer katmer beyaz örtüleri sardığı, saçaklardan salkım saçak buz hevenklerinin sarktığı eski Siirt kışları artık yok. Ama hatıraları var.

Evlerde ısınma aracı olarak kurulan odun sobaları ve hemen yanında köz ateş için bakırdan genişçe mangal ve içinde ateşi eşelemeye yarayan maşası. Mangalda közler toplanıp üzeri külle kapatılırdı. Üzerine baş ağrımasın diye bakır güğüm konurdu. Eşelerken maşayla ateşi ve ya sobada ateş harlanırken “En naru kifeyetuş şite” (Ateş kışın keyfidir.) derdi rahmetli dedem. Ve anlatırdı: “Zamanın birinde dost meclisinde bu söz zikredilirken nar (Ateş)’ı nar(Meyve) diye algılayan biri: “Velev kene Zivzik”(Hele hele zivzik narı olsa) deyip gaf yaptığını bilgi notu olarak aktarırdı bizlere.

Yaygın Duamız Ve Kış Gecelerinin Bereketi

Bir de yaygın bir duamız vardır: “Ya Rabbi...! Kışımızı kış, yazımızı da yaz eyle...” ne hoş bir dua. Değil mi? Küresel ısınma ve bozulan ekolojik dengeye karşı mükemmel bir dua… Yaz olmadan kışın, kış olmadan da kışın kadri bilinmez. Kış, kış gibi geçmese toprak yaz için nasıl doyacak suya “Il felç uve hamirıt ıl karf” (Kar toprağın mayasıdır.) derdi atalarımız. Yağan karla mikroplar ölürdü ve yöremizde mahalli lisanla “Tarf” denen gribal enfeksiyon hastalığından da böylelikle kurutulurduk.

Kış aylarında gecelerin uzun ve bereketli oluşu tasavvuf yolundakiler için fırsat idi. Ve tarikat büyükleri buyururlardı ki: “Kış, müridin zahiresidir” diye.

Cadde ve sokakların kar tutmasıyla birlikte başlayan mahalleler arası kartopu savaşlarımız gelir aklıma ve sulh ilanı. En nihayetinde de, havuç burunlu, kömür düğmeli, eli süpürgeli kardan adamımızı el birliğiyle meydana getirişimiz, içimizi saran o yorgun heyecan. Eve dönerken bir ton azar ve sobanın başında olmamıza rağmen tir tir titrediğimiz geceler. En çok hoşuma giden de sabah vakti kalktığımda her yeri bembeyaz görmekti.

Son olarak, mizahın da en az meteoroloji kadar hayatın bir parçası olmasından ötürü bir nükte ile bitirelim:

Kış başlamak üzeredir. Kızılderili topluluğu şefin etrafına toplanmış, kışın sert mi yoksa yumuşak mı geçeceğini öğrenmek isterler. Geleneksel yeteneklerini dedelerinden bu yana çoktan kaybetmiş bulunan şef işi sağlama almak için kışın sert geçeceğini ve mümkün olduğunca fazla odun toplamalarını söyler kabilesine.

Akıllı bir adam olan şef birkaç gün sonra yakınlardaki meteoroloji istasyonuna telefon eder: "Bu kış soğuk mu geçecek sizce?" Meteorolog cevap verir: "Evet, oldukça sert geçeceğe benziyor.

"Bu cevabı alan şef derhal kabilesine döner ve kışın çok sert geçeceğini, daha çok odun parçası toplamaları gerektiğini söyler.

Bir süre sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar ve sorar:

"Kış hala soğuk mu geçeceğe benziyor?". "Evet”ler karşıdaki: "Oldukça soğuk geçeceğe benziyor." Şef kabilesine döner ve sadece odunları değil bulabildikleri her çalı çırpıyı toplamalarını ister.

Birkaç gün sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar: "Kışın sert geçeceğinden gerçekten emin misiniz?".

Adam: "Kesinlikle. Bugüne dek yaşanan en sert kışlardan birini yaşayacağız gibi görünüyor."

Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz? diye sorar şef.

Meteorolog yanıtlar: "Kızılderililer çılgınlar gibi odun topluyorlar da ondan..."


Muhabbetle Efendim...

 

M.Şakir ÖZMAZI
sakir.56@hotmail.com



Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siirt56.com sorumlu tutulamaz.

Ad Soyad

Yorum

  • Toplam Yorum
  • 1 / 0 Sayfa 1

YORUMLAR

   FEREÇ BEŞER 2011-01-10  
YAZI GERÇEKTEN MÜKEMMEL...YÜCE MEVLAM YAZIMIZI YAZ,KIŞIMIZI KIŞ ETSİN...SONDA Kİ KIZILDERİLİ HİKAYESİ OLDUKÇA MÜTHİŞ..TEŞEKKÜRLER...

SON YAZILARI

NEREDE O ÇOCUKLUĞUMUZUN ESKİ OYUNLARI? SİİRT´TE GENÇ YAZARLAR YETİŞİYOR SİİRT´TE ANLATILAGELEN FABL ÖRNEKLERİ ERBAİN VEYA DEYİŞİMİZLE: ARP´ENİYE EĞİTİM KAHRAMANI ÖĞRETMENİM: GÜLİSTAN KAHRAMAN SONBAHARDAKİ MİSAFİRİMİZ TAHHAN AMCA SİİRT´TE BAKIRCILIK VE BAKIRCILAR ÇOCUKLUĞUMUZDA BAYRAM COŞKUSU GİZEMLİ KAPILAR MELEDE ATEŞİ GELENEĞİMİZ

Ethem Sancak: Artık Zengin Değilim

Ethem Sancak: Artık Zengin DeğilimSancak, 'Eskiden ilk 20 zenginden biriydim, şimdi sondan yirminciyim' - Star Gazetesi ve Kanal 24'ün sahibi iş adamı Ethem Sancak, 2015'te TÜSİAD'ın b

  • 22 yorum
  • 185317 kere okundu

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret Etti

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret EttiTarafsız haberciliğiyle gönüllere taht kuran Siirt56'yı ziyaret eden Yılmaz Butur, çalışmalarımızda başarılar diledi.

  • 25 yorum
  • 157518 kere okundu

   
Siirt Yerel Medyası, İnternet Haberciliği ve Muhammed Kurt  

KÖŞE YAZARLARI



RSS © 2010-2014 Siirt, Siirt Haber | Haberleri | Haberler
Site içeriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır

Siirt 56