• Şuan Sitemizde 30 Kişi Haber Okuyor.
  • M.Şakir Özmazı

  • sakir.56@hotmail.com

  • 18852

M.Şakir Özmazı

SONBAHARDAKİ MİSAFİRİMİZ TAHHAN AMCA

SONBAHAR’DAKİ MİSAFİRİMİZ: “TAHHAN AMCA”

Şairin deyimiyle hayali bir ömre değer anlar vardır insan hayatında. Dönüp de arkaya baktığımızda, o anlar geçmiştir. Ancak, insanoğlu o anlardan aldığı manevi hazzı unutmaz, unutamaz. Aksine hatırladıkça, o anları duyduğu haz katlanarak artar.

Zamanın çarkları arasında sanki kaybolurken, hasretle yâd ettiğimiz güzel anlar, hatıralar buluruz zaman zaman. O hatıralardan bir hatıra davetsiz misafir gibi çıkıverdi karşıma.

İnsanoğlunun hayat ile ölüm arasına kurduğu mekânların en görkemlisi, şehirler. Ve bu şehirlerden bir şehir Siirt, Nam-ı Diğer: Veleye...

İşte, “Beyaz Kent” Siirt’imizde kışa hazırlık telaşı çoktan başlamıştı bile.

Sonbahar Mevsiminde Kışa hazırlık

Siirt’te ağaçların yapraklarını döktüğü ve havaların iyiden iyiye serinlemeye başladığı güz mevsiminde, kış mevsimine hazırlık amacıyla yapılan yoğun ve bir o kadar da yorucu çalışmaların başladığı mevsimdir. Yerel tabirle “Tışrin” denir bu döneme.

Buğday Haşlama (Sever Maslok)

Önce elenir, sonra eleklerle ayıklanır buğday. Taş ve toprağından temizlenen bu buğdaylar, haşlanmak için bir tarafa bırakılır. Daha sonra kazanlar kurulur ya ev bahçelerine veya mahallede bulunan boş bir alanda. İçine yeteri kadar su eklendikten sonra kazanların altı ateşlenir ve buğdaylar kaynatılırdı.  Kaynatılan buğdaylar artık sıcak bulgurdu. Biz, evimizdeki bahçede kaynatırken, bahçesi olmayan komşularımız da evimizin yukarısında, cas bir evin yıkılıp enkazı alınan boş alanında gerçekleştirirlerdi. Bu işleme Siirt Arapçasında “Sever Maslok” denir. Buğdayı kaynatma günü, evde büyük bir telaş vardı. Biz çocuklar, o gün erkenden uyanırdık. Kara kazanları heyecanla ve sevinerek izlerdik. Hem de ateşin çıkardığı koyu dumana aldırış etmeden. Kuşlar gibi şen-şakrak ve içimiz kıpır kıpır idi. Saatlerce kazanların içindeki buğdayların kaynamasını keyifle beklerdik. Kaynatma işi bitince ise sıra biz, mahalle çocuklarına geliyordu. Haşlanmış olan “Sever maslok” tan nasibimizi almak üzere evdeki mutfaktan getirdiğimiz küçük çinko tabaklarla kuyruğa girerdik. Tabaklar içinde sunulan bu sıcak buğdayları atıştırmak biz çocuklara ayrı bir tat verirdi. Sıcak buğday dağıtımında “Gören Gözün Hakkı Vardır” deyimi uygulanırdı. Çocukluğumda unutamadığım hatıralardan birini teşkil ediyordu bu kuyruk olayı. Daha sonra kaynayan bulgur dam başına çıkarılıp serilir ve iyice kuruması sağlanırdı.

Dadoka (Taş Değirmen)

Bulgur yapımı hazırlıklarının bir başka ayağıdır Dadoka. Dadoka, kuruyan buğday kabuklarını ayırma işleminin at yardımıyla yapılan biçimidir. Dadoka’da dövülür ve bir daha kurutulduktan sonra öğütülürdü.

Siirtlilerin yaşamında,  iş bölümünde değirmen ustalığı bir meslek dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsan beli seviyesinde örülmüş duvarın üstüne değirmen taşı, tekerlek biçiminde oturtulmuş ve buğdaylar dışarı dökülmeyecek biçimde set yapılırdı. Bu devasa taş, at tarafından döndürülürken arkasında bir adam arkasından durmadan dolaşır dururdu.

Çocukluğumda Şeyhler çarşısı( Sok’ıl Meşayeh, ekserisi Şeyh Musa Hazretlerinin ailesinden olduğundan bu ismi almış.) yokuş yukarı çıkan yolun solundaki boş bir alanda kurulmuştu Dadoka. Bu boş alana “Maska” denilirdi. Bir de bu boş alanda Cemeh Telle’a (Bugünkü adıyla Darüsselam Camii) altında kocaman bir dükkânda helva imalâthanesi vardı. Katranın simsiyah rengi her tarafa sirayet etmişti. Bu yokuş yolu kışın kar üstünde kaymak üzere kullandığımız yola sonbaharda da o kocaman silindir şeklindeki devasa taşın at yardımıyla döndürüldüğü merakla, zevkle, ilgiyle ve hayranlıkla izlerdik. Dadoka etrafında mütemadiyen dönen zavallı ata özellikle aynı merkezde döndüğünü bilmesin ve başı dönmesin diye başına çuval geçirildiği için çok acırdık. Dönen yuvarlak taşın ritmik sesinden oldukça hoşnut olurduk. O zamanlar değirmenlerin Siirt insanının günlük hayatını kolaylaştıran işlevi vardı. 30 yıl öncesine kadar kullanılmaktaydı ve birçok ailenin geçim kaynağını oluşturuyordu. Şimdilerde o yoldan geçerken sanki dimdik ayaktadır Dadoka ve yine at aynı merkezde döndüğünü görür gibi olurum. Bu vesileyle, etkili ve yetkililer Değirmen taşları işlev görmemekle beraber nerede bulunabileceği araştırılıp koruma altına alınmalıdır bence.


Bulgur Kırma Zamanı ve Tahhan Amca

Her yerde olduğu gibi, Siirt’te de "buğday"dan çeşitli yemekler yapılır. Bunların başında kuşkusuz ki, bulgur denilen o leziz yemek gelir. Kışa yapılan hazırlıkların başında alınan buğdayın kırdırılarak; köftelik, pilavlık, çiğköftelik, içli köfteliklere göre ayrı ayrı hazırlanmasıydı. Bunun için Siirt’te Tahhan (Öğüten) adı verilen amca, günler öncesinden söz verdiği eve, sabahın ilk ışıklarıyla gelirdi. Biz çocuklar, bu motorun çalıştırılmasıyla çıkardığı kendinden büyük gürültüsüyle uyanırdık. Mahmur gözlerle, merak ve şaşkınlık içinde dama çıkıp Tahhan Amcayı izlemeye başlardık.

Bulgur kırmak için özel olarak yapılmış seyyar makine, elektrikle çalışan değirmen motorunun en tepesinde buğdayın döküldüğü ahşap huni şeklinde bir düzenek yer alırdı. Bu seyyar değirmeni sırtında taşıyan Tahhan amca, mahalleliydi ve aileden biri sayılırdı. Huniden iri şekilde dökülen bulgurlar titreşimin etkisiyle, aşağıdan kırılmış olarak akmakta ve cinsine göre önceden hazır bekletilen kaplara doldurulmaya başlanırdı.  Daha çok sabah serinliğinde yapılan bu öğütme işinde evin kadınları, genç kızlar ile eş, dost ve akrabalar büyük rol üstlenir. Bulgur kırma işi hem imece biçiminde, hem de şenlik havası içinde olurdu. Yardıma gelenler iş elbiselerini giymiş, kaplarını dizmiş, hazır vaziyette beklerlerdi. Öğütülen buğdayın kalınlığını fazla veya az olduğundan ayar koluyla ayarlar Tahhan Amca. Bütün bu çeşitleri, birbirinden ayıran ayrı ayrı elek (Ğırbel)  vardır. Bu çeşit eleklerden geçtikten sonra, ince ve son kepeğin ayrılması için tekrar savrulur. Savrulma işlemi bitirildikten sonra yıkanıp dam başlarında iyice kurutulurdu. Ve kışlık yiyecek olması için saklanırdı. Denenmek üzere bu bulgurdan Tahhan Amcaya da bir öğle ziyafeti verilirdi. Unutmadan, bu makinelerin körelmiş dişlilerin bileme işi dayımlarındı. Rahmetli Muhdi Obut Dayım ve halen tesviye işini devam ettiren Hüsnü dayım bu işin müdavimiydi.

Makineleşme sonucu artık bu güzel değerlerde yok olup gidenlerin içinde yerini aldı. İşte, yardımseverliğin, imecenin, hoşgörünün kol kola bulunduğu güzel ortamlardan birisi daha atıldı zaman çöplüğüne...

Makine ve teknolojik gelişmelerin etkin gücü sayesinde, bu gelenekselliğin çoğu,  nostaljik özellikler taşımaktadır. Bu yenilikler bir yandan insana, rahatlık ve kolaylık; öte yandan, gevşeklik vermektedir. İşte hafızalarımızda yer alan, silinmeyen bütün bu güzellikler ter, yorgunluk, yardımseverlik, dayanışma örneklerinin geçmişten gelen tanıklarıdırlar. Yıllardır terk edildi ve fabrikalardan gelen hazır bulgur almaya başladık. Fakat değirmenlerin öğüttüğü bulgurun lezzetini vermediği iddia edebiliriz. Fakat doğrusunu söylemek gerekirse, ter dökülerek buğday haşlama ve bulgur öğütme işinden sonra yenilen “Sever u Lehem’in” damak tadı, her şeye rağmen...

Unutulamaz.

Saygıyla...

 

M.Şakir ÖZMAZI
sakir.56@hotmail.com



Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siirt56.com sorumlu tutulamaz.

Ad Soyad

Yorum

  • Toplam Yorum
  • 1 / 0 Sayfa 1

YORUMLAR

   adnan apaydın 1964 siirt 2014-07-29  
istanbulda yaşıyorum siirti seviyorum siirte sahip olduğunuz için teşekür ederim siirtimiz çok güzel herşeyiyle mükemmel
   maviş 2010-11-30  
sırtında makinesiyle, ayaklı değirmen sanardık onu. Allah gani gani rahmet eylesin. Siirtin kültürü gittikçe yok oluyor

SON YAZILARI

NEREDE O ÇOCUKLUĞUMUZUN ESKİ OYUNLARI? SİİRT´TE GENÇ YAZARLAR YETİŞİYOR SİİRT´TE ANLATILAGELEN FABL ÖRNEKLERİ ERBAİN VEYA DEYİŞİMİZLE: ARP´ENİYE EĞİTİM KAHRAMANI ÖĞRETMENİM: GÜLİSTAN KAHRAMAN SONBAHARDAKİ MİSAFİRİMİZ TAHHAN AMCA SİİRT´TE BAKIRCILIK VE BAKIRCILAR ÇOCUKLUĞUMUZDA BAYRAM COŞKUSU GİZEMLİ KAPILAR MELEDE ATEŞİ GELENEĞİMİZ

Ethem Sancak: Artık Zengin Değilim

Ethem Sancak: Artık Zengin DeğilimSancak, 'Eskiden ilk 20 zenginden biriydim, şimdi sondan yirminciyim' - Star Gazetesi ve Kanal 24'ün sahibi iş adamı Ethem Sancak, 2015'te TÜSİAD'ın b

  • 22 yorum
  • 185317 kere okundu

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret Etti

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret EttiTarafsız haberciliğiyle gönüllere taht kuran Siirt56'yı ziyaret eden Yılmaz Butur, çalışmalarımızda başarılar diledi.

  • 25 yorum
  • 157518 kere okundu

   
Siirt Yerel Medyası, İnternet Haberciliği ve Muhammed Kurt  

KÖŞE YAZARLARI



RSS © 2010-2014 Siirt, Siirt Haber | Haberleri | Haberler
Site içeriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır

Siirt 56