• Şuan Sitemizde 30 Kişi Haber Okuyor.
  • M.Şakir Özmazı

  • sakir.56@hotmail.com

  • 22384

M.Şakir Özmazı

SİİRT´TE BAKIRCILIK VE BAKIRCILAR

Siirt Bakırcılar Çarşısı:

            Her çarşının ayrı bir anlamı bir de tazeliği vardır Siirt’te. Yaşam, sabahın ilk ışıklarıyla başlar. Günün ağarmasıyla yani sabahın ilk saatlerinde, gecenin derin sessizliğini bakırcılar çarşısında kepenklerin “Bismillah” denerek açılmasıyla bozulur. Vurulan her çekiç darbesiyle de ahenkli ritimde başlamış oluyor. Sabır isteyen sanatta, bakırı sanata dönüştüren Siirtli saffarlar bir ekol gibi nesilden nesile devam ettiğini görebiliyoruz.

Siirt’te eski bir geçmişi olan Bakırcılık ve Kalaycılık, Siirt merkezinde, önemli diğer sanat dalları gibi ayrı bir ihtimamla şehrin kendi adıyla anılan çarşısında yıllardan beri varlığını sürdürmektedir.Ekonomik yapı hayat tarzını hızla değiştirdiğinden dolayı, alüminyum, plastik gibi ucuz alternatif malzemeler ortaya çıktığından bakırcılığın gerilemesine neden olur. Bakırcı dükkânlarında yanan ocaklar yok olan bakırcılık sanatı gibi, onlarda sönüyor maalesef teker teker. Fakat geleneksel kültürün sürekliliği, bu zanaatın tamamen yok olmasını önler ve bakırcılık sanatı azalarak da olsa devam eder.
 
Aydınlar Caddesinin üst sokağında, Uryan Camisinin alt kısmında bulunan bakırcılar çarşında yıllar önce yaklaşık 80 dükkânda yüzlerce usta el birliği edercesine hep birlikte bakırı döverek yeni ürünler elde etmişler. Çekiç ve tokmaktan çıkan seslerden kulakların kapatılarak geçilen çarşıda şimdi yeller eserken çarşıda baba mesleğini sürmeye çalışan 4–5 bakırcı, yok olan sanatı Siirt’te yaşatma savaşını veriyorlar.Siirt’te birçok ailenin geçim kaynağı olan ve kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleğin yaşatılmaya çalışıldığı bu küçük çarşıdaki bakır ustalarıyla görüşsek büyük ihtimalle bir dokunup bin ah işiteceğiz. Ustalar, mesleklerine olan gönül bağlarını kesip atamamışlar çok vefalı bakır ustaları.

Köklü bir ailedir Bakırcılar ve hepsi birbirleriyle akraba. Sanatlarının inceliğinden midir? Bilmem ama çok ince, kalender ve asil insanlardır Saffarlar. Her ne kadar farklı soyadı almışlarsa da birbirlerine amcazade diye hitap ederler. Soyadlarına baktığımızda bile görürüz onların bakırcılığa ne denli gönül verdiklerini. Hepsi bakır sanatı ile ilgili soyadlarını almışlar. Aklıma gelen belli başlı soyadları şunlar: Bakır, Bakırcı, Sobacı, Demir ve Kurşun…
 
Halk inanışları arasında, bakırcılarda nasibini almış ve güzel bir adet olarak da yıllarca Cuma günü melekler rahatsız olmasın diye çarşı esnafı dükkânını açmamış birkaç yıl öncesine kadar.
 
Anlatılır ki, Saffar ile debbağ ailesi arasında uzun yıllar süren tatlı bir rekabet yaşanmış. O zamanlar televizyon yok sinema yok. Keyifli zamanlar geçirmek için birbirlerini rencide etmeden ailelerinin üstün vasıflarıyla övünmüşler ve böylelikle de rekabette oluşmuş oluyordu kendi kendine. Saffarlarda rık(İnat) olduğu söylenir. Hatta Saffarlar için ufak bir bakır külçesi versen örste rıklarından (İnatlarından) öyle bir döverler ki ondan banyo kazanı çıkarırlar diye mübalağalı olarak anlatılır.

Çocukluğumun bir bölümünün geçtiği dedemlerin cas konağının dergâh kapısından girişin solundaki oda, mutfak eşyalarına ayrılmıştı. Eşyaların tamamı bakırdı ve mahalledeki tüm komşular istifadesine sunulmuştu. Çocukluk hatıralarımdan biri de dedemlerin bağında, rahmetli ninemin bakır tencerede pişirdiği et ve bulgur pilavının tadı hala damağımda desem yerinde olur. Sanki bakır madeni yemeğe farklı bir tat katmaktadır. Bakır tencerelerde pişen yemeğin tadına doyum olmaz. Oysaki şimdilerde düdüklü tencerelerde pişirilen yemeklerle kıyaslanamayacak derecedeki fark, kendini fark ettiriyordu. Bakır kapta pişen yemeğin tadının hiçbir yerde bulunamaz bence. Memleketimizde eski toprak diye tarif ettiğimiz eli öpülesi yaşlı dede ve nineler ağızlarının tadını bilirler ve biz terk ettiysek de onlar hala bakır tencereleri tercih ederler.
 
50 yıl öncesine kadar mutfaklarımızın vazgeçilmez aletleri, raflarımızdan hiç düşürmediğimiz bakır tabaklarımız şimdi salonlarımızda sadece dekoratif süs eşyaları olarak yer tutmaya çalışıyor. Onlar artık kimilerimizin eskiyi yâd etmek için evlerimizin bir köşesine koyduğu, kimilerimizin de geleneklerimizin simgesi olarak oluşturdukları şark köşelerinin süsü olarak tercih etmekte.

Güneş yavaş yavaş veda edip çekilirken şehrin sokaklarından ve şehri karanlıklara teslim ederken bakırcılar çarşısında “Bismillah” ve tevekkülle açılan kepenkler tek tek kapanır. Böylelikle sabah erken başlayan gürültüler, heyecanlı ve oldukça yorucu koşuşturmalar akşama doğru yerini derin bir sessizliğe bırakırdı. Zaman, kum saati misali ağır ağır işler. Karanlığın perdesi inerken susar çekiç sesleri. Tak Tik Tak sesleri ara verip ertesi sabahı heyecan ve sabırsızlıkla bekler ustalar. Çünkü her ne kadar geçim teknesi ise de onlar için vazgeçilmez bir tutku olmuştur. Saffarların sayısı her ne kadar parmakla sayılacak kadar eksilse de gönül ve aşkla sıkı sıkıya bağlandıkları bu meslek sevdasından ne alüminyum, ne bor camlar, ne de emayeler vazgeçiremediler.
 
30 çeşit bakır malzeme ile evin ve evlenecek olan gelinlerin çeyizlerini süsleyen eşyalar. Ve de zengin mutfak kültürümüzün vazgeçilmez kap-kacakları. Bakır işleme ürünlerimizden bazı örnekler: Mabahiye, Mıhme, Batye, Bergeş, Sahan, Imsine, Marcol, Istayle, Çerğetun, Gımgem, Asrun, Meles, Mağrefe, Me’le, Kakbe, Engeliye, Mahsel, Dıst, Gılden ve Takbar v.s
 
Sosyolog hemşerimiz, Aydın AKTAY dostumun konuyla alakalışiiriyle noktalıyorum.
 
Saffarlar Çarşısı
 
Unutuldu
Saat Kulesi nde ayarlandığı Süveyka da zamanın
Tillo da her ermişin su çektiği kuyu kurudu
Kalmadı
ırmak yağmurlarına duyarlı
hayretlere ayarlı çocuklar
sustu
ve büyüdü
Saffarlar Çarşısı nın
Çekiç sesleri
Ulu Camii Minaresi nin Çinileri buruk
Salkım salkım üzümü, zivzik narı ve balı
Siirt in fazlasıyla üzerdi zılgıt çeken kızları…
 
Geleceğe güvenle yürümek için, mutlaka dönüp arkamıza bakmamız gerekir.
Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın.
Kalın sağlıcakla…
 
M.ŞakirÖZMAZI

 



Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siirt56.com sorumlu tutulamaz.

Ad Soyad

Yorum

  • Toplam Yorum
  • 1 / 0 Sayfa 1

YORUMLAR

SON YAZILARI

NEREDE O ÇOCUKLUĞUMUZUN ESKİ OYUNLARI? SİİRT´TE GENÇ YAZARLAR YETİŞİYOR SİİRT´TE ANLATILAGELEN FABL ÖRNEKLERİ ERBAİN VEYA DEYİŞİMİZLE: ARP´ENİYE EĞİTİM KAHRAMANI ÖĞRETMENİM: GÜLİSTAN KAHRAMAN SONBAHARDAKİ MİSAFİRİMİZ TAHHAN AMCA SİİRT´TE BAKIRCILIK VE BAKIRCILAR ÇOCUKLUĞUMUZDA BAYRAM COŞKUSU GİZEMLİ KAPILAR MELEDE ATEŞİ GELENEĞİMİZ

Ethem Sancak: Artık Zengin Değilim

Ethem Sancak: Artık Zengin DeğilimSancak, 'Eskiden ilk 20 zenginden biriydim, şimdi sondan yirminciyim' - Star Gazetesi ve Kanal 24'ün sahibi iş adamı Ethem Sancak, 2015'te TÜSİAD'ın b

  • 22 yorum
  • 185317 kere okundu

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret Etti

Hakem Yılmaz Butur, Siirt56´yı Ziyaret EttiTarafsız haberciliğiyle gönüllere taht kuran Siirt56'yı ziyaret eden Yılmaz Butur, çalışmalarımızda başarılar diledi.

  • 25 yorum
  • 157518 kere okundu

   
Siirt Yerel Medyası, İnternet Haberciliği ve Muhammed Kurt  

KÖŞE YAZARLARI



RSS © 2010-2014 Siirt, Siirt Haber | Haberleri | Haberler
Site içeriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır

Siirt 56